10 hassas nokta

Minik meleklerin bakımında önemli ayrıntılarDünyaya gelmesi sabırsızlıkla beklenen bebeklerin, zamanından önce doğumu pek çok sorunu beraberinde getiriyor. Normalde 40 hafta olarak kabul edilen anne karnındaki sürecin 37 haftadan önce sonuçlanması, ...

Şimdi gamze estetiği moda…

Daha şirin bir gülümsemeye ne dersiniz? Sempatik ve feminen bir görünüme kavuşmak isteyen bayanların yeni tercihi gamze estetiği. Son yıllarda hızla gelişen estetik cerrahi alanı bakımlı ve çekici görünmek isteyen kadınların ...

Lohusalık ve Mastit

Asya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Hakan Seven: Bebeğinizi doğurdunuz hatta kucağınıza da aldınız.Doğumdan sonra pek çok kadın oh diyemeden kendini emzirmeyle ilgili problemlerle baş başa bulur…Bu problemlerin baz...

İsiliğe kolonya sürmeyin

İsilik genelde ter bezlerinin aşırı çalıştığı zamanlarda cildin kapalı kalması nedeniyle  başlıyor. Özellikle bebeklerin ter bezi kanallarının henüz yeterince  gelişmemiş olması aşırı nemle beraber tıkaç oluşturarak cildi kapatıyor. Cildin dış...

Çocuklarda 6 yaş dişini süt dişi sanmayın!

Ağız sağlığı genel sağlığımızı etkileyen çok önemli bir konu. Bu yüzden sağlıklı diş ve diş etlerinin ilk adımı bebeklik döneminde başlıyor. Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu diş temizleme alışkanlığı kazandırılan çocuk...

Reflüye karşı basit ama etkili önlemler

Yetişkin hastalığı ve ‘mide yanması’ olarak bilinen reflü, aslında bebeklerde daha çok görülüyor! Aşırı kusmayla ve öksürükle kendini gösteren reflüde; en önemli nokta ‘sabırlı olmayı’ bilmek ve basit önlemler alm...

http://annebebek.com.tr/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/23769910hassas.jpg
http://annebebek.com.tr/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/789693siringulus.jpg
http://annebebek.com.tr/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/610386mastik.jpg
http://annebebek.com.tr/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/332675kolanya.jpg
http://annebebek.com.tr/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/5643656ya__.jpg
http://annebebek.com.tr/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/165695reflu.jpg
News Image

10 hassas nokta

Minik meleklerin ba...

News Image

Şimdi gamze estetiği moda…

Daha şirin bir g...

News Image

Lohusalık ve Mastit

Asy...

News Image

İsiliğe kolonya sürmeyin

...

News Image

Çocuklarda 6 yaş dişini süt di

...

News Image

Reflüye karşı basit ama etkili

...

http://annebebek.com.tr/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/400575eylu.jpg
http://annebebek.com.tr/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/526164buay.jpg
http://annebebek.com.tr/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/296338hedio.jpg
thumbnailthumbnailthumbnail
Anneler çocuğunuz 2 yaşında ise dikkat!
Aslıhan Gündüz tarafından yazıldı.    PDF Yazdır e-Posta

Çocuklar iki yaşında daha sinirli daha agresif olabiliyor. Bu durum hem çocuğun hem de annenin psikolojisini oldukça etkilerken birçok anne yaşanılan sorunlar karşında nasıl davranması gerektiğini bilmiyor. Reem Nöropsikiyatri Merkezi Kurucusu Dr Mehmet Yavuz Çocukları derinden etkileyen anne ve babaları zor durumda bırakan 2 Yaş Sendromu hakkında açıklamalarda bulundu.

2 Yaş Sendromu nedir?

“Çocuklarda yaklaşık 1,5 yaşında başlayarak 3,5yaşına kadar devam eden zorlu bir dönemdir. Bu dönemde çocuk daha saldırgan ve inatçı tavırlar sergileyebilir. Çocuklar bir yaşından sonra çevresindeki her şeyle daha çok bağlantı kurar adeta keşif yapmaya başlar. Kendirini ve isteklerini çevresindeki herkese kabul ettirme çabası içindedir. Birey olma yolundaki adımlarını attığı için huysuz ve ısrarcı tavılar sergilemesi doğaldır. Çünkü 2 yaşına kadar anne ve babasına bağımlı yaşayan çocuk yürüme ve konuşmanın başlamasıyla kendini ifade etme yollarını arar. Dolayısıyla sosyalleşmenin ilk adımlarını atmaktadır. Çocukların yaptıkları davranışlar değişim gösterebilir. Anne ve babaların davranışlarındaki farklılıklar da durum değişikliği yaratabilir.

Bu dönemin 2 Yaş sendromu olarak adlandırılmasında ki tek sebep ise çocuğun kendini ve çevresini keşfetme çabaları karşında ailenin davranışları sebebi ile sık sık ebeveynler ve çocuk arasında çatışmaların yaşanmasıdır.”

 
Karı-kocalık ilişkisi çocuk gelişimini etkiler
PDF Yazdır e-Posta

Uzman Psikolojik Danışman Seçil Özbeklik: Toplum olarak çocuk gelişimi konusunda temel bazı bilgi eksikliklerimiz ve yanlış inançlarımız bulunmaktadır. Bu yanlış inanışlardan birincisi bazı annelerin, eşleri yeterince iyi bir baba olamasa bile kendilerinin anne olarak çocuklarına tek başlarına yetebileceklerini düşünmesidir. Hâlbuki çocuk bakımı ve yetiştirilmesi tek başına gerçekleştirilemeyecek kadar zor bir iştir. Anneler bu zorlu işe tek başlarına kalkışsalar ve bunda başarılı olacaklarına inanmak isteseler de eşlerinin desteği olmaması halinde bazı alanlarda ister istemez eksik kalacaklardır.

Başka bir yanlış inanış ise kadınların çocuklarına hem anne, hem de baba olabilecekleri düşüncesidir. Kadınlar ne kadar iyi anne olurlarsa olsunlar, çocuklarındaki baba ihtiyacını karşılayamazlar. Çocuğun sağlıklı gelişimi için hem anneleriyle, hem de babalarıyla kuracakları sağlıklı ilişkilere ihtiyacı vardır. Kadının annelik rolünü benimseyebilmesi için çocuğuyla kurduğu birebir ilişki tek başına yeterli olsa da erkek için durum biraz daha karışıktır. Erkeğin babalık işlevlerini üstlenmesi ve yerine getirebilmesi için karı-kocalık ilişkisinin sağlıklı olması, eşiyle mutlu bir birliktelik yaşaması önem taşır. Bazı ailelerde, evlilikler kötü gitse ve karı-koca mutsuz dahi olsa bunun çocuklardan gizlenebileceği düşünülür. Hatta bazı durumlarda karı-koca arasında hiçbir ilişki kalmamasına, var olan ilişkileri de mutsuzluk ve kavgalar yönlendirse dahi “çocuklarımın mutluluğu için eşime katlanıyorum” ifadeleri duyulur. Buna rağmen çocuğun sadece yeterince iyi anne-babalara değil aynı zamanda mutlu bir evlilik ilişkisi içinde yaşamaya da ihtiyaçları vardır.

 
Çocuğunuzun konuşmasındaki bozuklukları hafife almayın!
PDF Yazdır e-Posta

Konuşma Bozuklukları çok küçük yaşlar da ortaya çıkabiliyor. Çocukken tedavi edilmeyen bu sorun ileriki yaşlarda kişinin iletişimini ve kendini ifade etme özgürlüğünü de elinden alıyor. Toplumda yer edinme için önemli bir faktör olan iletişim sağlıklı ve düzenli bir yaşam açısından önem taşıyor. Çocukların hemen hemen birçoğunda görülen konuşma bozukluklarını anne ve babaların dikkate alması gerekiyor. Reem Nöroloji Merkezi Kurucusu Dr. Mehmet Yavuz, Konuşma bozukluklarını ve tedavi yöntemini anlatıyor. 

Konuşmaya ilk başlama doğduğumuz gün ağlama ile başlar. Ağlarken ilk çene hareketlerini öğreniriz. Daha sonraki dönemlerde anlamlı olmayan çevreden etkilenerek sesler çıkartamaya devam ederiz. Altı aylık dönemde bir çocuk hecelemeye 9.ayda da ritmik sesler çıkartmaya başlar. Normal gelişim gösteren çocuklar 2 yaşında konuşmaya başlar. 3 yaşında daha anlamlı cümleler kurarak çevresi ile iletişim kurmayı öğrenir.

Eğer bu süreç çerçevesinde çocuk anlamlı cümleler kuramıyor, iki yaşında en az 3 kelimeyi arka arkaya sıralamıyorsa çocukta konuşma bozuklukları başlamış olabilir. Duyma, konuşma ve dil, iletişimin başlıca unsurlarıdır. Bu 3 somut kavramdan herhangi birisindeki aksama konuşma bozukluğuna yol açabilir.

 
Gerçekten yarışmasını istiyor musunuz?
Aslıhan Gündüz tarafından yazıldı.    PDF Yazdır e-Posta

Son zamanlarda yarışma programlarına artan ilgi, televizyon kanallarının birbirleriyle rekabeti kaybetmemek adına yaptığı yarışma programlarında da artış gösterdi. Bunlar arasında çocuklarla yapılan yarışmalarda var. Bu tarz programlar, şirin ve yetenekli çocuklarla çok daha dikkat çekince eğlenceli bir hal alıyor. Ancak bu olayın ekrandan görünen kısmı… Görünmeyen kısmını yani, yarışmaların yaratabileceği psikolojik travmaların neler olduğunu biliyor musunuz? Peki ya çocuğunuzun yeteneklerini yarışma programlarında değerlendirmeye karar verirken dikkat etmeniz gerekenleri?

Yetenek nedir?
Psikolog Serap Duygulu:
“Kişinin doğuştan getirdiği ve herhangi bir alanda onu başkalarına göre daha farklı kılan her tür yeterlilik ve üstün beceri özelliği yetenek tanımlaması içinde yer alır. Yeteneği; beceri ya da ilgi ile karıştırmamak gerekiyor. Genellikle hepimizin içine düştüğü yanılgı budur.” diyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: Özellikle çocuklarımızın heveslendiği, istediği, ilgi gösterdiği her tür çalışmayı ya da çabayı yetenek olarak tarif etmek yanlıştır. Yetenekten bahsetmek için bütün bunlardan farklı başka şeyler olması lazım. Yetenek olmadan da ilgi ve istekle çok başarılı sonuçlar almak elbette ki mümkündür. Ancak eğer yetenek varsa o yapılan çalışma farkıyla kendisini ortaya koyar ve benzer çalışmalardan hemen bu farklılığıyla ayrılır. İşte BU FARKIN ADI YETENEKTİR. Aslında YETENEK; HERKESİN YAPABİLECEĞİ ŞEYLERİ HERKESTEN FARKLI YAPABİLMEK BECERİSİDİR. Bilinmelidir ki her çocuk, doğuştan en az bir konuda yetenekli olarak dünyaya gelir. Bütün mesele çocuğun hangi konuya karşı ilgili ve yatkın olduğunu doğru olarak anlayabilmektir. Eğer sağlıklı ve yeterli şartlar oluşturulmamışsa ve çocuğun hangi alanda yetenekli olduğu anlaşılmazsa, hem doğuştan getirdiği yeteneği hem de varsa çocuğun konuya olan ilgisi kaybolup gidecektir. Dolayısıyla anne-babaların görevi çocuğun yetenek ve becerilerini işler hale getirmek, yani gün ışığına çıkartmaktır.

 
Özgüvenli çocuklar yetiştirmek
PDF Yazdır e-Posta

Pediatri Bölümü Pedagog Güzide Soyak:
Her anne-baba çocuğunun kendine has kimliğinin olmasını ve özgüveninin gelişmesini ister. Duygusal ve sosyal olgunluğunun gelişmiş olması kendisin ve başkalarının sınırlarını bile, iletişim becerilerinin yeterli ve uyum becerisinin yüksek olması, eleştirilere açık ve çözümler üretebilecek gelişmişliği sağlamak için birçok noktaya özen göstermek gerekir. Birçok anne-baba sınırsızlığı davranış kontrolünde zorlanmayı özgüven ile karıştırmaktadır. 
 


JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL
AÇEV Anne Notları